“Buradaki yayınlar Sn. Erol Erbaş’ın o günkü yaşantısına göre söylenmiş sözleri içerir. İnsan her an yenilendiği, ürettiği, genişlediği, müspetlediği, yaşantısını her an geliştirdiği için ve ileride insan yaşantısı daha da zenginleşeceğinden; sözler yaşantıya göre yenilenir ve anlam kazanır.”

Yaşantımızdan Alıntılar

Kendimizden
Yaşantılar

2021

Aile birliği ve çocuk eğitimi için öncelikle işe kendimizden başlayacağız!

İnsanın iki türlü ailesi vardır. Birisi neslin devamı için olan; eş ve çocuklardan oluşan ailemizdir. Diğeri de kendi yapımızdaki ailemizdir. Esas aile; işte bu kendi yapımızdaki yani kendi iç yapımız ve gövdemizden oluşan ailedir. Kendi konuştuğumuzu kendimiz duymuyorsak, başkalarına söylediklerimizi kendimiz yapmıyorsak, elimiz bir işle meşgulken kafamız başka bir yerdeyse aile birliğimiz yok demektir. Alıp verdiğimiz nefesin sesini duymuyor, kalbimizin sesini duymuyorsak aile birliğimiz yok demektir. Biz öncelikle bu esas ailemizi tanımalı ve onu bir düzene sokmalıyız. Eğer bu aileyi düzene sokamazsak dıştaki eş ve çocuklardan oluşan ailemizi düzene sokma imkânımız olmaz. “Aile; aynı hedef, aynı gaye, aynı amaca, özkültürüne hizmet eden birliktir.” -Erol Erbaş

E-kitap aboneliği için tıklayınız.

Durumumuz nasıl?

Kendimizden

2018

“Her şey insan için” diyoruz, fakat ifadenin anlamını bilmiyoruz… Peki insan makamının arzuları neler?

İnsan ya özüne dayanır, ya da servet, şehvet, şöhret, nüfuz, mevkiden birine dayanır. Bunlardan birine özenir. Bunlardan birine özenen de özüne dönemez. Bugün dünyadaki tüm sıkıntıların kaynağı, insanın büyüklüğünün, yüceliğinin unutulmasıdır. İnsan hiçbir şey ile tatmin olamaz hale gelmiş, herkes bunalım içinde. Dünyaya bakın, ne demek istediğimizi görürsünüz. Biz ise insanın acizlikten, zavallılıktan kurtulmasını istiyoruz. Hepimize güven, saygı, sevgi ve dostluk lazım mı, değil mi? Peki bunları nereden bulacağız? Kime güvenecek, nereye dayanacağız? Bir dayanağımız, güç alacağımız bir yer yok. İşte bize gereken gücü bulmak için kendimizle tanışacağız ve  gövdemizde henüz keşfetmediğimiz yere dayanıp güç bulacağız! 
“İnsan; anının sahipliğini yaşayandır.” -Erol Erbaş

E-kitap aboneliği için tıklayınız.

"Bilmek; yaşayıp sunmaktır."

Öz'lü Sözler 2

2015

Bu eser, Sn. Erol Erbaş’ın seminerlerindeki söylemlerinden alıntılanan Öz’lü Sözler serisinin ikincisidir.

İnsanın aklının kendi öz varlığına bağlanması kavramı ve bunun uygulaması dünyada ilk defa Sn. Erol Erbaş’ın eğitimleri ile insanlığın hizmetine sunulmuştur. Öz’den gelen doğman konuşmalar, Yaşatıcı gücün bütünsel aklının dışa sunumu olduğundan, yedi milyar insanın tamamının sorunlarına çözüm getirecek, dinleyenlerin iç dünyalarına tatmin ve ferahlık verecek niteliktedir. Öz’lü Sözler 2’de; aile, ekonomi, verimlilik, dikkat, araştırma geliştirme, inanç, din, insan yapısı gibi pek çok konu üzerine söylenmiş yüzlerce özlü söz bulunmaktadır. Yepyeni bir fikir eşliğinde, insanoğlunun çok yönlü ihtiyaçlarına dair ipuçları veren bu eseri okurken vicdanınızın sesine yakınlaşıp, iç dünyanızdan güçlü bir onay vereceğinize yürekten inanıyoruz.

E-kitap aboneliği için tıklayınız.

Adımız mesleğimizle anılmalı...

İnsanda Meslek
ve Ekonomi

2014

Önceliğin insandan maddeye kayması ve hedefleri maddi maksatların oluşturması, insanın öz yaratılışına aykırı
olduğu için içinden çıkılmaz bir sorunlar yumağına dolanmış bulunuyoruz…

Mesleğini niçin yapıyorsun?
Karın doyurmak için mi? Geçim için mi? Para kazanmak için mi? Eğer mesleğin bunlar içinse senin hiç huzurun olmaz. Biri geçim derdindeyse, para derdindeyse, vazifemi yapıyorum diye çalışarak vakit öldürme derdindeyse orada insanlık olmaz. Çünkü bu düşüncelerde şahsiyeti ispat etme zarureti yoktur. Peki ekonomi nedir, neye yarar?
Şu an dünyada ekonomi yok, sömürü var. Bugünkü ekonomi “zeka-sermaye” ve “emek-sermaye” üzerine kurulu. Fakat ikisi de sömürücülerin oyunu… Oyuna gelmemek için asıl ihtiyacımız ise mesleğimizi severek yapmak ve insana göre ekonomiyi keşfederek yaşantımızı düzene koymak!
“İnsan yapısına ait her buluş meslektir.” -Erol Erbaş

E-kitap aboneliği için tıklayınız.

"Gövde, Gezen, Nefes Alıp Veren"

Kendimiz

2013

Kendi kendimizi kabul ettirebilmek için yaşıyoruz. Peki “Kendimiz” dediğimiz yer neresi?

Toplumda şahsımızla, ailemizle, sosyal grubumuzla bir var olma mücadelesi içerisindeyiz hepimiz. Kendi kendimizi kabul ettirebilmek için yaşıyoruz ve bütün hareketlerimizin, konuşmalarımızın, davranışlarımızın, düşüncelerimizin tabanına baktığımızda, sürekli bizi zorlayan bu isteğimizi buluruz. İsteriz ki herkes bizi beğensin, bizi sevsin, bize saygı duysun, bizi takdir etsin, bizi anlasın. Kısacası, kabul edilmektir bu hayattaki amacımız. Hem de saygıyla kabul edilmek. Peki biz kendi kendimizi ne kadar kabul ediyoruz ki başkalarından bizleri kabul etmelerini bekliyoruz? İşte insanın bu temel ihtiyaçlarına cevap verebilmesi için ilk önce yapması gereken, istek ve arzularının kaynağına inip kendisiyle tanışmak! Çünkü, “Güç; Nefes Alıp Veren’e dayanmaktır.” -Erol Erbaş

E-kitap aboneliği için tıklayınız.

"İncelmek; an yaşamaktır."

Öz'lü Sözler

2011

Doğman konuşmalardan ortaya çıkan “Öz’lü Sözler”

An yaşamak ve doğman konuşma kavramları bugünkü bilinen tüm anlayışların dışında,
insanın manevi dünyasında çağ açacak yepyeni bir buluştur. Bugüne kadarki konuşmalar, çocukluktan itibaren öğretilen bilgilerin, edinilen tecrübelerin, dış dünyadan etkilenmelerimizin, akıl aracılığı ile dışa sunulmasıdır. Doğman konuşma ise insanın öz varlığına bağlanmış olan aklın, yorumlara, zanlara, önyargılara karışmadan, direkt vicdandan gelen konuşmalarıdır.
Öz’lü Sözler’de, Sn. Erol Erbaş’ın seminerlerindeki doğman söylemlerinden alınan notlardan seçilmiş, insanı anlatan, adaletten aileye, inançtan ekonomiye, liderlikten meslek başarısına, sevgiden siyasete kadar pek çok konuda sözleri bulunmaktadır.

E-kitap aboneliği için tıklayınız.